Home BESLENME SPOR VE SAĞLIK Sürekli Karın Şişkinliği ve Gaz Problemi

Sürekli Karın Şişkinliği ve Gaz Problemi

Sürekli Karın Şişkinliği ve Gaz Problemi
0
0

Sürekli yakındığınız bir  karın şişkinliği ve gaz hissiniz varsa, karın bölgenizdeki şişlik sizi mutsuz ediyorsa bu yazı sizin için. Mide ağrısının ve gazın yaygın görülen 11 sebebini sorunun bağırsaklarda başladığını düşünerek  araştırıp, kaleme almaya çalıştım.

Kendimizi korumak için ilk adımı atmalı ve şişlik ile beraberinde gelen bir ağrı varsa: ağrının olduğu net bölge ile süresini ve genellikle hangi saatlerde geldiğini, yemek yâda içecekler bu ağrıyı yâda şişkinliği arttırıp azaltıyor mu farkında olmak için fark ettiklerimizi not etmeliyiz. Bu doktorların da işini kolaylaştıran bir not olacaktır.

Acil tuvalet ihtiyacı, tuvalete günde kaç defa çıkıldığı, ishal mi kabız mı yoksa dönüşümlü mü devam ettiğini de not etmek faydalı olacaktır.

Şişkinlik ve ağrıya bir de hızlı kilo vermek, ağrı ile uykudan uyanmak, dışkıda kan görmek ekleniyorsa en kısa zamanda bir uzmanı görmekte fayda olmakla birlikte;bağırsak sorunları eklemlerde, omuzda, göğüste sorunlar oluşturuyorsa reflü, kalp yâda jinekolojik sorunlarında temelde olup olmadığı araştırılmalıdır diyor uzmanlar.

Sorunun bağırsağınızda başladığını varsayarak, mide ağrısının ve gazın yaygın görülen 11 ortak nedeni için soru işareti oluşturabilecek durumlar şöyle:

1.Safra kesesi taşları : Biliyoruz ki 40 yaş üstü ve çocuklu kadınlarda bu risk artıyor ancak erken yaşta da bu olabilir ve siz bir erkek olabilirsiniz. Sağ omzun yakınında donuk bir ağrı varsa, iltihaplanmaya karşı erken bir işaret olarak bir de  göbek deliği etrafında özellikle yağlı ve baharatlı yemekler sonrası bir ağrı peydah oluyorsa, rahatsızlık sizi gece ortasında uyandırıyorsa doktora gitmek en iyi çözüm olacaktır.

2.Safra kesesi ameliyatı sonrası sendrom : Ameliyat sonrası aşağıdaki sorunlar devam edebilir. Karın bölgesinde (göbek çevresinde) ağrı, hazımsızlık (şişkinlik, ekşime), ishal gözlerde ve ciltte sararma (Sarılık)

Sindirim ile ilgili ve şişkinlik ile ilgili problemlerin sebebi midede ülser, reflü, gastrit gibi hastalıklar da olabilir. Ameliyat öncesi de bu şikâyetlerler varsa tekrar doktor muayenesinde fayda vardır.  Eğer ameliyat sonrası sendromu sizi etkiliyorsa, bunun sebebi hala safra kanalında bulunan taşlar olabilir. Böbrekte taş oluşumu olabilir.

Safra kesesi alındıktan sonra en önemli şeylerden biri de şişkinliği arttırma ihtimali olan yağlı besinlerin, koyu çay, yüksek kahve ve kafein tüketiminin, şekerli besinlerin tüketiminin kontrol edilmesi, yavaş yemek yemek ve su içimine özen gösterilmesi olacaktır.

3.Helikobakter Pilori: Hamile kalmış hissiniz varsa, fakat olmadığını biliyorsanız, doktorunuzdan H. Pylori isimli bakteriyi  kontrol etmesini isteyin. Bu bakterinin fark edilmesinde kan testi basit ve etkilidir.

4.Enflamatuar Barsak hastalığı : Crohn’s ve ülseratif kolit gibi inflamatuar barsak hastalıklarının yavaş başlangıcı bazen zor fark edilebilir. 12 saatten fazla süren, gece uyandıran karın bölgesindeki şiddetli krampların hepsi, Gastrointestinal (mide-bağırsak) sisteminde ülser belirtileri  ve uyarıları olabilir. Eklem ağrısı, kırmızı gözler, ağızda yaralar var ise artı karın krampları varsa bunlar Crohn’u  da gösterebilir.

5.İrritabl Barsak Sendromu (İBS ) :  İshal (sık sık akıntılı veya tane şeklinde dışkılama), karın ağrısı, dışkıda kan, dışkıda irin ve mukus, ağrılı barsak hareketleri, kilo kaybı, ateş ve genel sağlığın etkilenmesi

6.Barsak mantarı (yeast infestion disease ) : Barsaktaki yararlı bakteri sayısının yerini mantara bırakması ile gerçekleştiği bildiren bu sorun, fazla şekerli beslenmek, alkol tüketiminin artması, mineral eksikliği sebebiyle ile gerçekleşebilir. Belirtiler arasında karında şişkinlik, bağırsak gazlarında artış, bazen ishal, bazen kabızlık şeklinde dışkılama bozukluğu, aşırı tatlı yeme isteği, ağız kokusu, halsizlik, kaşıntı, alerjiler, depresyon, vajinal akıntı, kaşlarda ve saç derisinde aşırı kepeklenme ve kaşınma, göz alerjileri ve göz kapaklarında kaşınma gibi belirtiler görülebilir. Kaşıntı bağırsaklardaki mantarın aşırı çoğaldığının belirtisidir. Bir gastroentoloji uzmanına gözükmek teşhisin tabii ki en önemli parçasıdır. Lütfen daha fazla tıbbi bilgi için : http://www.barsakveyasam.com/inflamatuvar-barsak-hastaliklari-hakkinda-bilgi-edinmek-icin/crohn-hastaligi-nedir

7.Laktoz intoleransı: Özellikle inek sütü ve bu sütten yapılmış ürünler sonrası oluşan bir şişkinlik ve hazım sorunu varsa akla getirmekte fayda olunan bir durumdur.

8.Yüksek Lifli Gıdalar  : Çiğ sebzelerin fazla tüketilmesi , mercimek, baklagillerden fasulye ve bezelye gibi bitkisel gıdalar, yüksek lif içeriğinden dolayı karın şişmesine neden olabilmektedir. Vegan yada vejetaryen olan kişilerin ara sıra yaşadıkları gaz ve şişkinlik probleminin temelini oluşturabilir.  Ayrıca, psyllium içeren lif takviyeleri de bu soruna sebep olabilir.

9.Yapay Katkı Maddeleri: Gazlı içecekler, soda ve bira da şişliği arttıran ürünler olabileceği gibi ,  yapay katkı maddelerinin kullanıldığı ürünlerle fazlaca beslenmekte gaz ve şişkinlik sebebi olabilir. Ayrıca bu katkı maddelerinden bazılarının da yapay tatlandırıcı olanlar olduğunu unutmamak gerekir.

Basit şekerlerin fazlası kilo aldırdığı gibi şişlik ve gaz sorunu da oluşturabilir. Basit şekerler : sofra şekeri (sakkaroz), meyve şekeri (fruktoz) ve glikozdur. Vücuda giren her türlü basit şekerin enerjiye dönememesi karaciğerde yağlanmaya, kanda trigliserid denen yağların artmasına ve insülin direncine sebep olabilir.

Bitki ve bitki köklerinden elde edilip ayrıştırılan, aynı miktardaki şekerden daha az tatlı oldukları halde çok daha az enerji (kalori) içerdikleri için şeker yerine kullanılabildiği kabul edilen katkı maddesi olarak şeker yerine tercih edilenler: Eritrol , Glisirizin, Gliserol, İzomalt, Laktitol, Mabinlin, Maltitol, Mannitol, Pentadin, Sorbitol, Stevia, Tagatose ve Xylitol.

Doğal tatlandırıcı molekülleri benzerlerinin laboratuvarlarda yapay olarak sentezlenmesi ile elde edilen, genellikle sıfır ya da sıfıra yakın miktarda enerji (kalori) içeren, insan vücudunun uzun dönemde nasıl tepki vereceği bilinmeyen yapay tatlandırıcılar şunlardır: Acesulfame potasyum (ACE K, Sunette, Equal Spoonful, Sweet One, Sweet ‘n Safe), Alitame, Aspartam  (Equal, NutraSweet, NatraTaste Blue), Siklamat, Dulcin, Neotame, Sakkarin (Sweet ‘N Low, Sweet Twin)ve Sukraloz (Spleanda).

Merhaba Ayşenur,

Coca-Cola light ve Coca-Cola Zero düşük kalorili ürün portföyümüzde yer almaktadır. Her iki üründe şekersizdir, ürünüleri tatlandırmak amacıyla düşük kalorili  tatlandırıcılar  kullanılmaktadır. Coca- Cola light ürünümüzde aspartam ve asesulfam potasyum, Coca-ColaZero’da ise bunlara ek olarak sukraloz kullanılmaktadır. Damak tadınıza en uygun olan seçeneği tercih edebilirsiniz.

Asesülfam K (Acesulphame, Acesulfame Potassium, Ace K, E950) şekerden 200kat etkili. Renksiz, kokusuz ve kalorisiz bulunan bu ürün güçlü yan etki profiline sahipler arasındadır.

(Aspartyl phenylalanine methyl ester, E951) şekerden 180kat daha güçlü. Sıcaklık arttıkça moleküler yapısı bozulduğundan pişmiş ürünlere aspartam eklemek ya da aspartamla yemek pişirmek de sakıncalı olduğu söylenen tatlandırıcı için kas spazmları, migren, baş dönmesi, halüsinasyon, işitme kaybı ve görme kaybı yan etkiler arasındadır.

10. Premenstrual Sendrom : Sürekli diye hissedilen karın şişkinliği aslında bazen dönemsel olabilir.  Şişkinlik kadınlarda sadece adet öncesi gibi belirli bir dönemi kapsıyor olabilir. PMS bulguları adı verilen ve karın şişkinliğini de içeren bu belirtiler kadınların hemen hemen hepsinde memelerde hassasiyet, artan iştah ve dolayısı ile karın şişkinliği, hafif geçici kilo artışı ile  saptanabilir. Diğer belirtiler ise sindirim sitemi bozuklukları, baş ağrısı, döküntüler, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, diş eti kanamaları, çarpıntı, denge bozuklukları, sıcak basmaları, ses ve kokulara aşırı hassasiyet, ajitasyon, uykusuzluk olarak sayılabilir. Adet kanamasının ağrılı ya da fazla olması yani dismenore PMS olarak değerlendirilmez.

Durumun GABA ve serotonin kaynaklı bir sorun olduğunu düşünen çalışmalar olsa da kalsiyum ve magnezyum dengesindeki bozukluğun da PMS tablosuna yol açtığına inanılmaktadırlar. Bu iki mineralin vücuttaki dağılımı sinir hücreleri arasındaki iletişimi etkileyerek tabloya neden olabilir. PMS’yi yaratan bir diğer neden de stress hormonlarıdır. Bu hormonların fazlalığı şikâyetlerin daha yoğun yaşanmasına neden olabilir. PMS etiyolojisinde vücutta salgılanan hemen hemen tüm hormon ve maddeler suçlanmaktadır. Ancak kanıtlanmış bir neden bulunamamıştır.

Annesinde PMS olan kadınlarda da benzer şikâyetler yaş ilerledikçe gözlemlenebilir. PMS bazı hastalıkların da şiddetini arttırabilir. Örneğin migreni olan kadınlarda atakların büyük bir kısmı adet öncesi döneme rastlayabilir. Yine şeker hastalarında kan şekeri düzeyleri ve insülin ihtiyacı adet öncesi dönemde değişiklikler gösterir yâda iştah artışı ile yağlı ve şekerli besinlerin tüketimindeki artışta sindirim sistemi problemlerini tetikleyebilir. Astım atakları daha sık görülür ve pek çok kronik hastalık alevlenmeler gösterir. Bu dönemde kişinin çevresi ile olan uyumu bozulabilir. Yeme bozukluklarına rastlanabilir. Fiziksel ve ruhsal olarak ikiye ayrılan semptomlara sahip OMS için net bir tedavi olmamakla birlikte aşağıdaki bireysel uygulamalar fayda verebilir.

  • İştahın şekerli ve yağlı besinlere yönelik artışının olabildiğince kontrolü belirti kontrolünü azaltacaktır. Bu sindirim sistemindeki gaz problemini de, şişkinlik hissinin bir miktar kontrol edilmesinde de etkili olabilir.
  • Günlük 1200mg kalsiyum ve magnezyum takviyesinin yâda besinlerle bilinçli alımının 3 ay devam etmesi belirtilerin azalmasına yâda kontrol altına alınmasında faydalı olabilir. Bununla ilgili çalışma sayısı azdır.
  • A, E ve B6 vitaminlerinin PMS’ye neden olduğu ileri sürülmüş olsa da kesin olarak kanıtlanmış bir bulgu yoktur.
  • Aerobik egzersiz özellikle duygu durumun ani iniş çıkışlarının kontrolünde ve karın şişkinliğinin rahatsız edici hissiyatının azaltılmasında etkili olabilir. Adet öncesi son bir haftalık dönemde şikâyetlerin artış göstermesinin hissedilmesi ile hareketin eş zamanlı arttırılması dönemin rahat geçirilmesine katkıda bulunabilir.

11. Emosyonel ve fiziksel bir cevap olarak şişlik: Aşırı stresli bir ev ortamı yâda iş ortamı, artmış korkular, kaygılar, panik ataklar, çalışma veya günlük yaşamda karşılaşılan sorunlarla baş etme mekanizmalarındaki aksamalar bizde barsak ve mide sorunlarına, beslenme ve uyku problemlerine, dolayısıyla şişen karın sorununa neden olabilir. Varsayımlar ve tümevarıma dayanan bu gözlem ile şikâyetlerin değerlendirilmesinde sizi etkileyen şeyin ne kadarı hazmedemediğiniz cümleler ve çevreniz, özel hayatınız ve bu durum sizin yeme düzeninizi, uyku düzeninizi, tuvalet alışkanlıklarınızı, su tüketiminiz ile kafein tercihinizdeki artışı etkiliyor… Sakin bir kafa ile tüm bunları düşünmekte sanki biraz fayda var gibi hissediyorum. Gastroenteroloji sizin için organik sorunların teşhis ve tedavisini yapacaktır ancak bu kısımda biraz sanki ruhun yara alan ve beynin tek başına işin içinden çıkamadığı durumlarında psikiyatr yada psikolog tarafından yapılacak bir görüşme, terapi iyi gelebilir. Deli doktoru olarak adlandırmaktan ve damgalanma korkusundan bağımsız bir yardım talebine açık olmak şişkinliklerinde belki çözümüne yardımcı olacaktır.

Şişkinliği Azaltmak İçin

  1. “Kafeinin barsaktaki kasları çalıştırmada bir stimulan görevi gördüğüne” dair çalışmalar olsa da bu sadece içilen ilk bardak kahve için geçerli. Gün içerisinde sürekli tuvalete gitmek için bunu kullanmak aynı etkiyi gerçekleştirmeyebilir. Aksine durumu karın ve barsak bölgesinde şişkinlik sebebine çevirebilir.
  2. Kuzey Carolina Üniversitesi’nde Fonksiyonel GI ve Motilite Bozuklukları Merkezi Direktörü Dr.William Whitehead  “ Probiyotik Bifidobacterium lactis içeren yoğurt ile yapılan ara öğünlerin barsak hareketleri için faydalı” olduğunu söylemektedir. Probiyotik Bifidobacterium Lactis pozitif etkileri ile de farklı çalışmalar 1. 2. 3

Daha ciddi olabilecek sebeplerden olan

LEAVE YOUR COMMENT

Sayfayı sevdin mi? O zaman daha sık görüşelim mi :)