Home MEDYA İzmir Life Dergisi Röportaj
0

İzmir Life Dergisi Röportaj

0
0

Serbest Dalgıç Didem Kara:“İzmir başarıma sahip çıkacaktır”

Didem Kara Sualti Modelligi 3

Didem Kara, 2016’da ilk defa Türkiye’de yapılacak olan Serbest Dalış Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil etmesini beklediğimiz başarılı sporculardan biri. Ancak sponsora ihtiyacı var.

Utkucan Akkaş

2015’te Türkiye Serbest Dalış Şampiyonası’nda iki farklı dalda, iki kere Türkiye Üçüncüsü olan sporcularımızdan Didem Kara, 2016 yılında ilk defa Türkiye’de yapılacak olan Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil etmek istiyor. İzmir’de yaşayan serbest dalgıcın bunun için ise bir sponsora ihtiyacı var. “İzmir başarıma sahip çıkacaktır” diyen, gece gündüz sporla yatıp kalkan Kara, şuan için tek bir şeyi hedefliyor: “Başarı”. Onunla spor hayatını, projelerini ve 2016 Dünya Şampiyonası’nı konuştuk…

Çok kısa sürede Türkiye çapında başarı

Serbest dalış branşında ODTÜSAS sporcusu olan Didem Kara, 1984’te İstanbul’da doğmuş. Hayatı tam anlamıyla sporla iç içe geçen Kara, “10 sene kadar su altı hokeyi sporuyla uğraştım. İzmir’e taşındıktan sonra bu spora bir dönem ara verdim, 2015 Şubat ayı itibariyle antrenmanlar yapmaya başlayarak serbest dalış sporuyla ilgilenmeye başladım. İlk başarım ise antrenmanlara başladıktan çok kısa bir süre sonra Mayıs ayında geldi” diyor. Kadın sporcu aynı zamanda İzmir’de bireysel beslenme ve manipülatif teknikler kullandığı kas iskelet sistemini rahatlatmaya yönelik egzersiz danışmanlığı yapıyor. “Türkiye şampiyonası su altı branşları havuz ve deniz branşları olarak ayrılıyor. Havuz branşında hız apnea kulvarında, deniz branşında ise küp apnea kulvarında Türkiye üçüncüsü oldum” diyor.

“İçinde olmadığımda nefes alamıyor gibi hissediyorum” 

Bu sporu dünyada yapabilen çok az sporcu var. Türkiye’de de bu rakam 5 ile sınırlı. Didem Kara’nın başarısı bu anlamda çok değerli. Kendisi daha yukarıya çıkmak adına sürekli çalışıyor. Hayatının hemen her anı zaten sporla geçmiş, rugby’den basketbola kadar birçok branşta öne çıkmış. 18 yaşına geldiğinde ise başarılı bir voleybolcu olmuş. Voleybol oynarken sakatlık yaşaması sonucu su sporlarına ilgisi başlamış. O sakatlıktan sonra su altı hokeyi ile başladığı kariyerine İzmir’de böyle bir takım bulunmaması sebebiyle serbest dalışa geçerek devam etmiş. Kara, “Artık çok hızlı bir spor yapmak istemediğimi fark ettim, işimle örtüşen daha dingin ve sınırlarımı bireysel anlamda zorlayabileceğim bir spor yapmak istedim ve serbest dalışa başladım” diyor:“Benim için su vazgeçilmez bir şey, güzel bir his. Bazı insanlar için adrenalin neyse serbest dalgıçlar için de su o gibi geliyor bana. İçinde olmadığımda nefes alamıyor gibi hissediyorum. Böyle bir bağ var aramızda suyla, rahat hissediyorum kendimi.”

“Suda bir balıkmışsınız gibi birçok refleksi göstermeye çalışıyorsunuz”

Didem Kara’nın da özetlediği gibi su altı her zaman merak ettiğimiz, büyülü ve güzel bir dünya olsa da serbest dalışla özdeşleştiği yer nefesi tutma noktası. Burası sporcuların kendi limitlerini sürekli zorladığı yer. Odaklanıp belli bir sürede belli bir metreden yukarıya çıkmayı ya da belirli bir metreyi yatayda gitmeyi hedefliyorsunuz.  “Aslında sizin orada yeriniz yok, oranın yaşayanı değilsiniz fakat aşağıda bir balıkmışsınız gibi birçok refleksi göstermeye çalışıyorsunuz. Bu birçok insana motivasyon sağlayan bir şey. ‘İnsan neler yapıyor’ cümlesini kurdurma noktasında sporcuların işlevi çok mühim.”

Tüm gününü spora adıyor

Hangi spor dalı olursa olsun sporcuların zor, disiplinli ve yoğun bir hayatları var. Başarılı bir kariyer için her gün egzersiz yapmak çok önemli. Didem Kara her sabah 05.00’te “merhaba” diyor güne. Bir buçuk saatlik bir nefes egzersizinden sonra başlayan antrenmanları tekrar tekrar, farklı şekillerde devam ediyor. Deniz antrenmanlarını Çeşme-Alaçatı’da yapan Kara, “Günde üç antrenmanım var. Turnuvalar yaklaştıkça suda yaptığım idmanlar çoğalıyor. Bu işin bir de kara çalışmaları bölümü var tabii” diyor:  “Hafta sonları bisiklete biniyorum. Tabii bunlar kendi başınıza yapabileceğiniz antrenmanlar değil. En azından bir kondisyonere, partner dalgıca ihtiyaç duyuyor sporcular. Bu profesyonel bir iş ve disiplinsiz olduğunuzda istediğiniz, hedeflediğiniz noktalara ulaşamazsınız.”

2016’da Su Altı Dünya Şampiyonası Türkiye’de

2016, sporcularımız ve sporseverler için çok yoğun ve güzel bir yıl olacak. 22 Nisan’da havuz branşında Türkiye Serbest Dalış Şampiyonası Kütahya’da düzenlenecek, Eylül’ün ilk haftası ise Kaş’ta deniz branşında Türkiye Şampiyonası var. Ekim’de ise 2016 Dünya Şampiyonası ilk defa Türkiye Kaş’ta yapılacak. Bu, nereden bakarsak bakalım, Türkiye için de sporcularımız için de büyük bir şans. “Bu yıl biri dünya şampiyonası olmak üzere dört şampiyona bizi bekliyor. Ben çok heyecanlıyım ve bu heyecandan güç alıyorum. Bildiğimiz sularda mücadele edeceğiz, bizi desteklemeye gelecek taraftarlar olacak arkamızda.Bu yüzden bir adım önde olacağız dünya turnuvasında.”

Radisson Blue Didem Kara

Sporcumuzun hedefi büyük

Türkiye’yi uluslararası bir turnuvada temsil etmeyi amaçlayan sporcumuzun hedefi büyük. Fakat bu hedefe ulaşmak için sporcular adına çok ama çok önemli olan konulardan biri olan sponsor konusu var.  Bu tarz organizasyonlarda markanın da kendini tanıtma olasılığı çok yüksek oluyor. Ayrıca sponsor firmalar yüzde 100 vergi muafiyetinden de faydalanıyor. Üzerinde tekrar tekrar durduğumuz gibi Didem Kara başarılı bir sporcu,başarılarının devam etmesi için çalışacak. Ama bunun için bir sponsora ihtiyacı var. “Ben resmi olarak havuz içinde yatayda dinamik apnea paletsiz branşında en yüksek 56 metre gittim tek nefeste. Ancak denizde Türkiye üçüncüsü olduğumda küp apnea branşında 80 metreyi görmüştüm. Bunları daha da artırmayı hedefliyorum. Fakat şu anda sadece havuz branşı hedefi koyabiliyorum, çünkü deniz branşı gerçekten desteksiz çok zor. Çalışmalarımın tüm giderlerini kendi bütçemden karşılıyorum fakat umutluyum. İzmir başarıma sahip çıkacaktır.”

“2 çocuğumuzu sporcu olması için destekleyeceğiz”

Kara,sosyal sorumluluk projelerini de önemsiyor. Örneğin, “Ben bu sene yapacağım tüm yarışlarda Koruncuk Vakfı için bağış toplayacağım” diyor: “Urla Koruncuk Köyü, çok değerli ve gönül bağım olan bir yer. Koruncuk, korunmaya muhtaç çocukların vakfı. Biz oradan iki çocuğumuzu yetenekli olduğu bir dalda antrenörüm ile sporcu olarak yetişmesine yardımcı olacağız.  Gönül ister ki daha fazla çocuk için yapabileyim fakat başlangıç olarak iki çocuğumuzu, diğer profesyonellerle birlikte vakfın da yönlendireceği yönde destekleyeceğiz.”

LEAVE YOUR COMMENT

Sayfayı sevdin mi? O zaman daha sık görüşelim mi :)