İz Gazete

İz Gazete
0
0

İzmir’de yaşayan hem bireysel, kurumsal beslenme danışmanı olan hem de kas-iskelet sistemi problemlerini rahatlatmaya yönelik egzersizler dizayn eden Didem Kara, Türkiye’nin, özellikle de İzmir’in sualtı sporunda gelişmesi gerektiğini ve bunun için çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Kara ayrıca, Türkiye Şampiyonası için sponsor desteğine de ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Ender Gündüz / İz Gazete Serbest dalgıç olan, aynı zamanda koşu ve bisiklet yarışlarına da antrenman için katılım sağlayan Kara, Antalya’nın Kaş İlçesi’nde yapılacak Serbest Dalış Dünya Şampiyonası’na katılmayı ve derece ile dönmeyi planlıyor. Bu nedenle sponsora ihtiyacı olduğunu dile getiren Kara, sponsor olmak isteyenlere çağrıda bulunarak, yüzde yüz vergi affı olduğunu belirtti.

Sualtına paletle ve paletsiz daldığını dile getiren Kara, su altı geçmişinin 2012 yılında İstanbul’da sualtı hokeyi ile başladığını söyledi. İzmir’e yerleştikten sonra uzun bir süre sualtından uzak kaldığını ve 2015 yılı itibarıyla tekrar sualtına döndüğünü kaydeden Kara, “Ege Üniversitesi sualtı rugby takımında oynadım ama çok boğuşmalı bir spor, ben daha dingin bir spor istedim; yoga yapıyorum, stres eğitimleri veriyorum, kişilerin omurgalarını rahatlatıyorum, daha rahat bir hayat sürmelerini sağlıyorum ama yaptığım spor çok boğuşmalıydı ve serbest dalışa geçtim böylelikle” dedi.

Geçen sene serbest dalışın çeşitli branşlarında Türkiye üçüncüsü olduğunu kaydeden Kara, “Denizde yarıştığımız iki branş var bunlardan biri sabit ağırlıklı paletli branşı. Tek nefesle palet yardımı ile derine iniyorsunuz. Ben bu branşta yarışacağım. Bir de Küp Apnea var. Geçen sene Küp Apnea’da Türkiye Üçüncüsü oldum. 10 metre derinlikte, kenarları 15 metre olan küp bir alan oluşturuluyor, bu suyun yukarısından küp olarak görünüyor, ondan Küp Apnea deniliyor. Havuzda da dinamik, statik ve hız apnea branşları var. 2015’te hız apnea branşında Türkiye üçüncüsü oldum” diye konuştu.

“DALIŞ EKİP İŞİ”

Dünya Serbest Dalış Şampiyonsı’na katılabilmek için sponsora ihtiyacı olduğunun altını çizen Kara, iki hocası olduğunu ve birisinin Yunanistan’da olduğunu ifade ederek, “Benim dünya yarışmasına katılmam için bir sponsorum olması ve denizde daha çok antrenman yapmam, antrenmanlarımı yurtdışına taşımam gerekiyor. İzmir’deki antrenörümle sadece kara antrenmanları yapıyorum fakat bir de suda antrenman yapmam gerekiyor. Suda asla yalnız antrenman yapamazsınız; suda tek başınıza nefes tutmanız tehlikeli bir iş. Bir ekip işi; futbolu düşünün, antrenör, teknik adam, masör, sağlık danışmanı kısaca teknik ekip var. Fakat dışarıdan sadece bir Ronaldo, Arda görüyorsunuz. Tüm sporlarda aynı aslında dışarıdan teknik, psikolojik olarak destek veren bir ekip var” şeklinde konuştu.

“İZMİR’İN TANINMAYA İHTİYACI VAR”

İzmir’in tanıtılmaya ihtiyacının olduğunu belirten Kara, Sualtı Dünya Şampiyonası’nın İzmir’de de yapılabileceğini, bunun için birçok uygun yer olduğunu söyledi. Çeşme ve Alaçatı’yı örnek olarak gösteren Kara, “Alaçatı ve Çeşme insanların gelip eğlenecekleri bir yer değil sadece, Kaş’taki Dünya Şampiyonası Çeşme’de olabilirdi, Alaçatı çok güzel bir yer. İnanılmaz su içerisindeyiz İzmir’de ama su sporlarından çıkan sporcumuz yok doğru düzgün. Spora destek verilmeli. Sadece serbest dalış değil antrenman açısından koşu yarışlarına da katılan bir profesyonelim ve böylelikle hitap ettiğim kitle sayısı Türkiye genelinde de artıyor. Yazın Çeşme’de  antrenmanlarım oluyor ama genel olarak yurt dışında derinlik antrenmanları yapmam gerekiyor. Bu seneki hedefim İzmir’in, özellikle Çeşme ve Alaçatı’nın sportif yönünü öne çıkarabilmek olacak. Gerek benim antrenmanlarım gerekse Dünya Şampiyonası ile iki farklı turistik şehir Antalya ve İzmir, iki farklı turistik ilçe Kaş ve Alaçatı, Çeşme ön plana çıkacak” dedi.

KORUNCUK KÖYÜ’NE DEĞİNDİ

Bu sene içerisinde Urla’da Koruncuk Vakfı tarafından, Koruncuk Köyü’nün kurulacağını belirten Kara, İzmirlilerden yardım istedi. “Koruncuk, kimsesiz çocuklara sahip çıkan bir dernek ve ben o köyün kurulması için İzmir’in elini taşın altına koymasını istiyorum” diyen Kara, “Ben ayrıca onlara destek olmak için de yarışıyorum. Serbest dalış dışında, koşu yarışlarına da giriyorum ki daha çok kişi beni görsün diye. Serbest dalışta da hem bana sponsor olunmasını, hem de Koruncuk Köyü’ne destek olmalarını istiyorum” ifadelerinde bulundu.

“YÜZDE YÜZ VERGİ AFFI VAR”

Sponsorlara çağrıda bulunan Kara, serbest dalışın harcamalarının hepsinin vergiden muaf olduğunu söyledi. Gençlik ve Spor Müdürlüğü’nden bilgi edinebileceklerini söyleyen Kara, “Serbest dalışın sponsorluk harcamaları yüzde yüzü vergi affına giriyor; çünkü amatör spor dalarlı arasına giriyor ve devlet garantisi altında. Yani sizin sözleşmeleriniz, ayni ve nakdi yapılacak sponsorluğun türü garantili.  Daha iyi antrenman yapabilmem ve Türkiye’yi temsil edebilmem için, hem de Koruncuk Köyü’nü daha fazla insana tanıtabilmem için sponsor olunmasını istiyorum” dedi.

LEAVE YOUR COMMENT

Sayfayı sevdin mi? O zaman daha sık görüşelim mi :)