Home BESLENME SPOR VE SAĞLIK C Vitamini Grip ve Nezleyi Tedavi Eder Mi?

C Vitamini Grip ve Nezleyi Tedavi Eder Mi?

C Vitamini Grip ve Nezleyi Tedavi Eder Mi?
0
0

“Sarımsak yiyen hasta olmaz!”

“Grip ve nezleye antioksidan doping C vitamini ile son !”

Eczanelerin camlarından ,gazetelerin köşe yazılarına kadar çok tanıdık sloganlar

Sporcu olarak bilimsel mi yoksa halk arası babaanne efsanesi mi diye düşünmeyiz, hastalanmayı göz alamadığımız için de biz de bunları uygularız.C vitamini gerçekten nezle ve gribi tedavi eder mi incelemek istedim.

C Vitamini Nedir ?

Paketli gıdalarda askorbik asit yada E300 kodu ile tanınan,bira endüstrisinin antioksidanı olarak biranın renginin bulanıklaşmasını engelleyen ve raf ömrünü uzatan , komşu kardeşleri E301-302 kodları ile konserve gibi boşluklu şişelenmiş ürünlerde oksijen tutucu yapısı ile görev yaparken aynı görevi sütün kokusunun değişmesini engellemede gösteren , meyve sularında ise renk solmasının önlenmesinde bile kullanılan  C vitamini , ısıya dayanıksız ,suda eriyen çok fonksiyonlu bir vitamindir.

Sporcu olarak en çok yararlandığım bu vitamini serbest dalış için değerli kılan en değerli etkileri :

  • demir bağlamada ki görevi,
  • metabolik fonksiyonlarda ki etkisi ve
  • kan damarlarının gücünün sürdürülebilmesindeki görevi ve
  • metabolik süreçler sırasında ortaya çıkan serbest oksijen radikallerini dokulardan uzaklaştırarak ,vücudun alkali yapısını korumadaki etkisidir.

Aslında  bitki ve hayvanların çoğu C vitaminini kendisi sentezleyebilir ancak bu etkili yeteneğe maalesef insanlar sahip değildir. Besinlerle bu eksikliği tamamlamaya çalışan biz ademoğulları için  günlük önerilen C vitamini miktarı,  günde 75- 90 mg’dır (yetişkin dozu).

1933 yılında bir tıp doktorunca keşfedildiği belirtilen  C vitaminin eksikliğinde ise kollajen sentezi yavaşlar ve bu nedenle yaralarımız geç iyileşir yada diş etlerimiz kanar.

C Vitamini Neden Her Derde Deva İlan Edildi ?

Öte yandan bu vitaminden gerek sporcuların gerekse tüm dünyanın hep mucizevi olarak sunulmasında,ilaç ve pazarlama sektörüne muhteşem bilgileri farkında olmadan sağlamış olan , Albert Einstein ve Marie Cure gibi bilim adamları ile aynı dönemi paylaşan kimya bilimci Linus Pauling yer almaktadır dersem sanırım pek de ayıp etmem. 1970 yılında “C Vitamini ve Grip” isimli bir kitap yazarak, yüksek dozda C Vitamini almanın, grip görülme sıklığını %45 oranında azaltacağını öne sürmekle kalmayan Nobel ödüllü yazar, C vitamininin, bir ilaç değil bir besin maddesi olduğunu hatta kanserli hastalarda yaşam süresini uzatmada etkili  olduğunu sıralayan bir dizi çalışma daha yapmış ve kitap olarakta yayınlamıştır. Bilim çevresi bu duruma ne tepki verdi tartışıladursun en değerli karşılık dünya kamu oyundan tepki C vitaminin superman olarak kabul edilmesi ile geldi.

Pauling’in ileri kanser hastalarında yaptığı çalışmayı tekrar eden kontrollü çift kör olarak  tekrar edilen çalışmalarda  yüksek doz C vitaminin(günde 10gr)  plaseboya kıyasla üstünlüğü tespit edilmemiş olarak sonuçlanmıştır.

Grip ve nezle, ilaç ile tedavi edilemeyen hastalıklar grubunda olmaları, ek olarak her yıl kendini yenileyen influenza virüsü nedeni ile dünya genelinde genel geçer net bir  grip tedavisi olmaması ve grip iğnelerinin de önleyici tedavi boyutunun bir kısmını kapsaması  nedeniyle , halen doğal ve alternatif tedavi yöntemlerinin en çok kullanıldığı hastalıkların başında yer almaktadır. Bu alanda yapılmış çalışmaları epidemiyolojik, insan deneysel,hayvan deneysel ve in vitro olarak sistematik şekilde gözden geçiren ve inceleyen “Grip,Grip Benzeri Hastalıklar ve Soğuk Algınlığının Bitkisel,Tamamlayıcı ve Doğal Terapilerle Önlenmesi ve Tedavisi” isimli çalışmada Kuzey Amerika Ginsengi,çilek,ekinezya,nar ve guava çayının viral solunum yolu hastalıklarında kullanıldığı,oral yoldan alınan çinkonun soğuk algınlığının uzunluğunu ve şiddetini azaltabildiği,düzenli alınan C vitamini takviyelerinin ise soğuk algınlığının uzunluğunu ve ciddiyetini hafifçe azalttığı belirtilirken, probiyotiklerin akut üst solunum yolu enfeksiyonu atak sayısının azaltılmasında  plasebodan daha etkili bulunduğu gözlenmiştir. Bağırsak mikroflorasının ana bileşenlerinden biri olan Bifidobakteryum longum‘un yapılan bir başka çalışmada anti- influenza etkisi gözlenmiş ve influenzalı fareler üzerinde yapılan çalışmada oral yoldan verilmesi klinik semptomları iyileştirdiği, mortaliteyi azalttığı ve alt solunum yollarında iltihaplanmayı bastırıldığı gözlenmiştir.

Sonuçta ne vegan olmanın ne de sürekli et yemenin,ne de günde kilolarca limon yemenin hastalıklardan koruduğu yada ömür uzattığı bilgisi henüz bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek değil. C vitaminini hastalandıktan sonra almaktansa hastalanmadan önce düzenli alabilmek ve sağlıklı yaşam belirtilerinden biri olan ” günde 2 porsiyon sebze ve meyve yiyebiliyor musunuz” sorusuna verilen dürüst bir cevap bence işimiz kolaylaştıracaktır. Sonuçta sağlık bir bütündür ve psikoloji,düşünce sistemi,uyku kalitesi,besinler,hareket,genetik birbirinden bağımsız değerlendirilerek yapılan her yorum bizi yanıltacaktır. Güne hamurla başlayıp,kahve arasında ağzımıza iki bisküvi atıp,öğlen kuru fasulye ve pilav ,beş çayında kek ve çay içip akşamda etli bamya yediğimiz hareketsiz bir hayatımız varsa sanki bu beslenmede çokta vitamin mineral dolu beklentiler olmamalı diye düşünüyorum.

Benim c vitamini alımımı merak edenler için ,sporcu olarak günde ortalama 300-500 mg gibi bir C vitamini alıyorum ancak bu benim bedenimin ve hayat tarzımın ihtiyacı. En çok kullandığım c vitamini kaynakları ise maydanoz,domates ve limon. Grip ve nezle ile başım dertte hiç olmadı ancak benim derdim de akut bakteriyel sinüzit. Yılda bir defa kendisi ile selamlaşıyoruz.

En çok C vitamini içeren besinlerin listesi, 100 gramının içerdiği C vitamini miktarı ve günlük  ortalama C vitamin ihtiyacına yüzde olarak destekleri :

  • Maydanoz (133mg – %221)
  • Limon (77 mg – %128)
  • Bezelye (40 mg – %67)
  • Kara lahana (35.3 mg – %59)
  • Ispanak (28.1 mg – %47) (çiğ halinin tüketimi önemli)
  • Ahududu (26.2 mg – %44)
  • Taze fasulye (16.3 mg – %27)
  • Yabanmersini (13.3 mg – %22) (cranberries ile karıştırmamak için tıklayıp resmini görünüz)
  • Domates (12.7 mg – %21)
  • Taze rezene (12 mg – %20)
  • Balkabağı (10.8 mg – %18)
  • Soğan (7.4 mg – %12)
  • Kuşkonmaz (5.6 mg – %9)
  • Tatlı patates (2.4 mg – %4)

LEAVE YOUR COMMENT

Sayfayı sevdin mi? O zaman daha sık görüşelim mi :)